Yeni mevsimi beklemek

Aynı yöne doğru yürüyen insanlar arasından sıyrılmak, ön plana geçmek öyle pek kolay değil. Özgün olmak, farklılık yaratmak ve bunu insanlara gösterip hissettirmek gerekir. Bu ise kolay değil aksine oldukça zor bir şeydir, bazı şeylerin anlaşılması ve zihinde yer etmesi gerekmektedir. Bıkmadan okumak, öğrenmek, hafızada biriktirip zamanı geldiğinde ortaya çıkanları da doğru yer ve zamanda paylaşmak önemlidir.

Bizler aslında doğayı gerektiği şekilde gözlemlersek umutsuzluğa kapılacak bir şey olmadığını anlarız. Her şey zaman meselesidir, mevsimi gelene kadar sabredip beklemek gerekir. Çalışmalarınızı bir kişi bile beğense, bunu size aktarsa da başarıdır ve önemlidir, bu bir şekilde o kişinin ruhuna, kalbine dokunduğunuzu gösterir.  Kelimeler ve cümleler canlanıp hayat bulmuş demektir. Hele hikâyeleriniz insanları içine alıyorsa, sizinle birlikte olayların içinde dolaşmaya başlamışlarsa daha ne istenir ki bilmiyorum. Daha ilk cümleden sizi, tarzınızı tanıyorlarsa bu ne kadar büyük bir mutluluktur.

İnsan belirli bir yolda düşe kalka ilerliyorsa ister istemez onun muhasebesini yapmaya çalışır. Ancak bir kenarda sizi sıkıca tutan özel hayatınız da vardır, onu da hiç unutmamak gerekir. Yıl sonuna geldik, birçok kişi yıl içinde yaşadıklarını, gezdiği gördüğü yerleri, okuduğu kitapları, izlediği konserleri ve sanatçıları, tanıştığı karşı cinsi ve benzeri aktiviteleri sıralıyor. Yaptıklarını, yapmak isteyip de yapamadıklarını irdeleyip nasıl bir yol çizmesi gerektiğini düşünüyor. Hayatını yaşayan genç kadınlar ne kadar ne renk rujları kullanıp ne kadar tükettiklerini bile göz önüne alıyorlar. Onları okudukça bayılıyorum, yaşamın içinde olduklarını aktarmaya çalıştıklarını görüp çok seviniyorum.

705

Kendi adıma her şeyin bu dünyada olduğuna inananlardanım, öldükten sonra hayat bulacağımız başka bir dünya yok. Kişisel blogumun ismi de buradan geliyor, yani dünya işlerim. Bu dünyada yaşarken bilerek veya bilmeyerek yaşadığımız olaylar benim ilgi alanımı oluşturuyor, Yaptığım her şey buradaki hayat ile ilgili, ölümden sonrasını düşünüp ona göre korkuyla yaşamak veya acımasızca davranmak benim karakterimle uyuşmuyor. Önceliklerimin farkındayım, insanlara hak ettikleri kadar saygı ve sevgiyi göstermekte kararlıyım.

Çalışmalarıma gelince, yani performansıma baktığımda bu sene içinde 42 tane yazı yayınlamışım. Yazılarım 48 ülkeden okurlar tarafından okunmuş ve takip edilmiş. Yani bunların ne kadarı yerleşiktir bilemem ama insanlar tatildeyken bile bir şekilde bana ulaşmışlar diye düşünüyorum. Görüntüleme, ziyaretçi ve beğenme sayılarının sözünü etmek istemiyorum ama belli ki çok sıkı çalışmışım.

Bu arada yıllardır üzerinde çalıştığım romanlarıma da kendimce son noktalarını koydum, ‘Ufkun ötesi’ ile ‘Yeniden başlamak,’ yollarınız açık olsun. Aynı temenniler yeni oluşturduğum ‘Korudan çıkan hikâyeler’ ve ‘Beyazıt’tan başlayan hikâyeler ‘ isimli öykü kitabı konseptleri için de geçerli.

DSCF4132

Orfanos cafe, Ayvalık 2014

Evet, kara bir mevsimdi, unutmak ve bana acı veren hatıralarımı tazelememek için çok çırpındım. Sevdiklerimi toprağa vermekten gerçekten çok yoruldum, artık yüreğim bunu kaldırmıyor farkındayım. 2020 için tek isteğim hastalıkla ve ölümle tekrar karşılaşmamak, gerisi zaten kendi yolunda gidecektir. Diyorum ya çok çalışıp sadece yeni mevsimi beklemek gerek.

Herkes için 2020 yılının sağlık, mutlulukla geçmesini diliyorum. Her şey gönlünüzce olsun.

7 comments

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s