Masal gibi-Adapazarı-1

Kader mi yoksa alın yazısı mı ne derseniz deyin bu masal, o yılın başında evin asker olan beyinin bir de kız çocukları olması konusunda ısrarcı olmasıyla başlamış. İlk erkek çocukları daha bir buçuk yaşını yeni doldurmuşken, ikinci bir bebek yapma fikri evin hanımına ne kadar mantıklı ve kabul edilebilir geldiği ortada anlatılanlar olmadığı ve yazılı herhangi bir kayıt bulunmadığı için pek fazla bilinmiyor. Aile içinde geçenler de sadece karı kocayı ilgilendirdiği için mahrem olan gelişmeler doğal olarak karanlıkta kalmış.

Ülkede aynı ay içinde Ankara’da Ortadoğu Teknik üniversitesi kurulmuş. Sayın Nezahat Martı ve Şükran Esmerer ise Danıştay’a kadın üye olarak seçilmişler. Şubat ayında ise Küba’da Fidel Castro önderliğinde gerilla savaşı başlamış. Castro ve beraberindekiler Santiage De Cuba’daki Moncada askeri kışlasına saldırarak çok sayıda silah ele geçirmiş ama devlet başkanı Batista tarafından gönderilen destek kuvvetleriyle çatışmaya girmiş. Grubundaki gerillaların pek çoğu öldürülürken o da esir alınmış.

Görsel: Aykırıakademi

Türkiye’de o zamanlar iktidarda Demokrat parti varmış, bir yıl öne alınan millet meclisi erken seçimlerinin 27 Ekim 1957 Pazar günü yapılmasına karar verilmiş. Yazılanlara göre o çalkantılı zamanlarda basın özgürlüğü çıkarılan yasalarla rafa kaldırılmış, 11 Şubat tarihinde İnönü’nün damadı gazeteci Metin Toker de tutuklanmış.

Şubat ayı sonlarında evin hanımı küçük çocuğuyla ilgilenirken tekrar hamile olduğunu anlamış, yapılan testlerle de bu konu kesinleşmiş. Evin beyi çok istekli ve ısrarcı olduğu için bebeği aldırma konusu hiçbir şekilde gündeme gelmemiş. Belli ki evin hanımı aynı süreci tekrar yaşamamak için konuyu öylece kabullenmiş.

O yıl Mart ayı sonunda ise Belçika, Hollanda, Batı Almanya, İtalya, Lüksemburg ve Fransa tarafından imzalanan Roma Anlaşmasıyla Avrupa Birliğinin temelleri atılmış.

Roma anlaşması

O zamanlar doğacak olan bebeklerin cinsiyetini doğuma kadar önceden bilme imkânı yokmuş, doğal olarak hemen iyi bilinen geleneksel yöntemlere başvurulmuş. Aile çevresinde bulunan tecrübeli büyükler, evin hanımının aşerdiği yiyeceklere ve karnının sivri mi yoksa yuvarlak mı olduğunu dikkatle gözlemlemişler. Uzun istişareler sonucunda doğacak bebeğin kız olacağına karar vermişler. Bunun üzerine tüm bebek takımları, pembe renkli olarak büyük bir şevkle hazırlanmış.

1957 depremler yılıymış, 25 Nisan’da Fethiye’de 7,1 şiddetinde bir deprem korku yaratmış.

Görsel: Afad

26 Mayısta ise Bolu ve dolaylarında meydana gelen 7,1 şiddetindeki şiddetli depremde ise yakındaki Adapazarı’nda çok hissedilmiş.

Görsel: Afad

Yaşanan büyük deprem sırasında üç dört aylık hamile olan evin hanımı, küçük çocuğuyla birlikte yaşadığı korku, panik ve çaresizlik içinde çok fazla etkilenmiş. Bu korkutucu olayla birlikte o ağzına hiç sigara koymayan genç kadın, hamileliğine bile aldırmadan tiryakiler gibi günde iki paket filtresiz asker sigarası içmeye başlamış.

Görsel: Bit mezat

27 Mayıs tarihinde ise Demokrat İzmir gazetesi bir ay süreyle kapatılmış.

Görsel:YKYkültür

26 Temmuz’da da hükümet İstanbul Gazeteciler Sendikasını bir süreliğine kapatmış. Diğer siyasi partilerin serbestçe hareket etmelerinin önüne katı kanunlar çıkarılmış, genel kurullar yapmaları bile engellenmiş.

11 Eylül tarihinde Ankara’da sel felaketi yaşanmış, Bent Deresinin taşması sonucu 133 kişi sele kapılarak boğulmuş.

Görsel: Milliyet blog

Ekim ayının dördünde Sovyetler Birliği uzaya fırlattığı Sputnik1 uydusunu yörüngesine oturtmuş, bu şekilde dünyadaki süper devletlerarasında ki uzay yarışı da hızlı bir şekilde başlamış.

Görsel:vikipedia

Ekim ayının sonuna gelindiğinde, seçim günü sabah sekizde başlayan oy verme işlemleri sürerken, ailece merakla beklenen doğum öğlen on iki gibi gerçekleşmiş, dünyaya gelen bebek kordon dolanmasından mı yoksa başka nedenlerden dolayı mı bilinmez ama yeterince oksijen alamadığı için mosmormuş bir durumdaymış.

Doğumu yaptıran tecrübeli ebe, bebeği ayaklarından tutup kaldırmış ve aşağıya doğru iyice bir silkelemiş, işte o sırada nefes alma ve ağlama olayı başlamış. Ebe de muzaffer bir edayla bağırmış.

“Tamam, memleket değil ama bebek kurtardı kendini!”

Doğumda bulunan genç kadının ablası, dışarıya çıkıp orada heyecanla haber bekleyen evin beyine müjdeyi vermiş.

“Gözün aydın! Nur topu gibi bir oğlun oldu!“

O bu sözleri duyunca büyük hayal kırıklığı yaşamış olmalı ki müjde almayı bekleyen kişiye çıkışmış.

“Başlarım oğlunuza da size de!“ deyip kapıyı çarpmış ve sakinleşmek için alıp başını gitmiş. Seçimlerde daha oy verme işlemi devam ederken, öğleden sonra saat iki buçuk gibi devlet radyosu sonuçları sanki seçim bitmiş gibi vermeye başlamış. İşte o sırada evin beyi de kendisine gelip eve geri dönmüş ve yeni doğum yapmış olan karısının yanındaki yerini almış.

Ulus Gazetesi, 28 Ekim 1957
Görsel:Wordpress

İşler bebeğe isim koyma konusuna gelince evde hava bir parça karışmış. Bebeği dokuz ay karnında taşıyıp kahrını çeken evin hanımı, seyrettiği bir Türk filminde hoşuna giden deniz subayı rolünde oynayan romantik jönün ismi olan Tarık ismini oğluna da koymak istemiş. Evin beyi ise koyu taraftarı olduğu futbol takımı Beşiktaş’ta oynayan ünlü bir futbolcunun adını koymak konusunda kararlıymış. Nüfus müdürlüğüne giden Peder Bey, orada son noktayı koymuş ve futbolcunun adını belki ilerde o da futbolcu olur umuduyla bebeğe vermiş. Evin genç hanımı da içinden ‘oğlum ilerde inşallah futbolu hiç sevmez,’ diye bir şeyler söyledi mi pek bilinmese de bu emrivakiyi mecburen kabullenmiş

Aksilikler bir kere başlayınca nedense devam edermiş, daha lohusa devresi sırasında genç kadının göğüsleri yara olmuş. Bu nedenle de bebeği meme ile süt verip besleyememiş. Sorunlu doğum sanki yetmezmiş gibi bir de anne sütü ile beslenemeyince ortaya çok huzursuz bir bebek çıkmış. Karnı tok, altı kuru ve temiz olmasına rağmen bebek bir türlü sakinleşemiyor ve derin bir uykuya dalamıyormuş.

Hastalık, diğer küçük çocuk ve evde işlerle uğraşırken genç çift günlerce uykuyu unutmuşlar. Genç kadının ablasının önerisiyle bebek, en son çare olarak kıymetli kırk beş derecelik Kulüp rakısı ile tanıştırılmış. Hazırlanan mamaya konulan birkaç damla sek rakı bebek dâhil bütün herkesin huzur bulmasını sağlamış.

2 comments

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s