Görselliğin Güzelliği

Teknoloji bambaşka bir şey, keşke benim gençliğimde de böyle imkânlara sahip olabilseydik. Keşke ile hiçbir şey olmuyor ama gizlice kıskançlık yapmama da hiç kimsenin söyleyeceği bir şey olamaz. Geçen haftalarda Şarköy’deydim, telefonumda internetim olmadığı gibi orada evde de internet imkânım yok. İnternet çok faydalı bir eser farkındayım ama o olmadan da hayatıma devam edebiliyorum. İnstegram hesabım olmadığı gibi whatsapp hesabım da yok. Bunu övünerek söylemiyorum ama bu durum bana rahatsızlık vermiyor.

Hangi gün hatırlamıyorum ama karım benim Facebook’da bir video da etiketlendiğimi söyleyince, fırsat bulduğunda bunu bana da göstermesini söyledim. Akşamüstü ön tarafta oturduğumuzda telefonunda o videoyu açtı, seyretmeye başlayınca filmin kahramanlarını gördüm. 1978 Milliyet halk oyunları yarışması EHS ekibi, yani 40 yıl önce çekilmiş bir film.

O yıllarda İngiliz Lisesinde (English High School) halk oyunları eğitmenliği görevini üstlenmiştim. Yeni oluşturulan bu ekiple yarışmalara katılmış, yurtdışı gezilerine gitmiştik. Bu film de işte o yarışmalardan birinin küflü raflarda unutulmuş ve şans eseri ortaya çıkarılmış videosuydu.

Seyredince ilk önce pek bir şey ifade etmedi ama sonra bir daha seyretmek istedim. Ekip sahnede gerçekten çok başarılı, hatasız ve akıcı bir performans gösteriyordu, ister istemez gururlandım. Harcanan emekler belli ki boşa gitmeyip yerini bulmuştu.

Birkaç gün sonra İstanbul’a döndüğümüzde bilgisayarı açıp internetten etiketlendiğim videoyu tekrar bulup büyük ekranda seyrettim, altına yazılan yorumları okudum. Belli ki ekipte yer alan kişiler kendilerini ilk defa seyrediyorlardı ve durum büyük bir heyecan yaratmıştı. Ben de hissettiklerimi çiziktirip oradaki yorumlara ekledim.

Aslında ortada çok güzel bir anı vardı, ben de kendi adıma böyle bir görselliğin içinde yer almak isterdim ama bizler sadece hafızamıza ve elimizdeki resimlere mahkûmduk. On sene halk oyunları ile uğraştım, katıldığım sahne gösterisinin sayısını bile hatırlamam ama böyle bir videom hiç olmadı. Açık ve net söylüyorum, kıskandım doğrusu.

Bu video kırk yıldır hiç görüşmemiş insanların bir araya gelmesine vesile oldu. Sonunda yapılan muhabbet buluşup oynayalım noktasına geldi ama hemen itiraz ettim. Ben en son 1982 yılında iktisadi Ticari İlimler Akademisinin doksan dokuzuncu senesi şerefine Harbiye şehir tiyatrosunda düzenlenen gösteride oynadım. Onda da çalıştırdığım ekibin ekip başı gösteriden birkaç gün önce kolunu kırınca mecburen sahneye çıktım.

son-gc3b6steri.jpg

O sahnede kız kardeşimle birlikte ekibe önderlik ettik ve ilk defa olarak bis yapıp ikinci defa sahneye çıktık. Belki de yukarıdaki kişi son gösterim olduğunu anlayıp, bize öyle bir şerefi ihsan etmişti. Sözün kısası o günden beri yani 36 yıldır oynamadım ve oyunları televizyonda veya festivallerde seyir bile etmedim. Hafızam o günleri silip bir kenara attı. Şimdi içki de içsem bilinçaltımın marifetiyle oynar mıyım? Hiç sanmıyorum ama hatır için çiğ tavuk yenir onu da çok iyi biliyorum.

Bu arada arkadaşlar videoda yani yarışmada seyrettiğim gerçekten çok iyi bir performanstı, yine tebrik ediyorum.

Ekip kadrosu: Halil, Banu, Değer, Işıl, Babür, Nur, Fahri, Gilda, Seyit, Emine, Nurhan, Zeynep

Son haftanın haberleri böyle!

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s