Siz nerelisiniz?

Sayın A.Ragıp Akyavaş’ın ‘Asitane I’ isimli kitabına göz atarken İstanbul’un eski semtleri, yaşanan günlük hayat ile ilgili ilginç notları keyifle okudum. Kadıköy’de ki Hicaz’dan geri dönenlerin karşılandığı Selam Çeşmesi’nin zaman içinde nasıl Selamiçeşme olduğunu, gidilmeye korkulan Cadı Bostanı’nın nasıl Caddebostan’a dönüştüğünü öğrendim.

Kendisi artık İstanbul’un öyle pek fazla yerlisi kalmadığını vurguluyordu. Aslında haksız da değil, şehrin azınlık nüfusu 6-7 olayları ve Kıbrıs barış harekâtı sonrası göç edip gitmişlerdi. ‘İstanbul’un taşı toprağı altın,’ denilerek vakti zamanında yaşanan büyük göçler sonrasında şimdi şehir 18 milyona ulaştı. Kent belli yerlerden göç edenlerle birlikte şimdilerde sanki küçük şehirlere bölünmüş gibi oldu.

Geçen hafta arkadaşım Bora ile oturdukları Kozyatağı semtinin geçmişi ile ilgili konuşuyorduk. Öyle yüz yıl gerisinden bahsetmiyoruz. Taş çatlasa kırk yıl gibi bir zaman dilimi. Kozyatağı’nda bulunan çeşmenin karşısında bir cami vardı, yanında da bir odun deposu. Biz o zamanlar Selam Çeşmesi’nin hemen yanında Feneryolu’nda oturuyoruz, sözünü ettiğim oduncudan da gidip kışlık odunumuzu ve kömürümüzü alırdık.

Bora’ya bunu anlattığımda o oduncuyu hemen hatırladı. Bayramlarda camide yer kalmadığında o oduncunun bahçesinde bayram namazı kıldıklarından bahsetti. Herkesin eski İstanbul’la ilgili muhakkak anıları vardır, şehir artık Bostancı’da başlayıp Topkapı’da bitmiyor. Dikine büyümüş olan şehir hiç yoksa yüz kilometrelik bir alana yayılmış durumda, dağ taş binaların içinde yok olmuş durumda.  Yollar, milyonlarca insanın ulaşımını sağlamaya bile yetmiyor.

Aynı kitabın 183 sayfasında ilginç bir kelime gördüm. Varda diye bir deyim ve vardacı diye bir meslek olduğunu ben daha önce duymamıştım ama öğrendim. Varda, dikkat savulun anlamında bir ihtarmış. İstanbul’da atlı tramvay zamanında arabaların önünde soluk soluğa koşan vardacılar bulunurmuş. Denizde ki vardacılar ise geminin burnunda durur kayıklara ellerindeki tenekeden yapılmış megafonla, ‘işitmiyor musunuz varda!’ diye bağırırlarmış. Kornanın keşfedilmesi bir mesleğin maalesef sonunu getirmiş ama belli ki çok da can kurtarmış.

Eski meslekler, deyimler, köşkler, semtler anılarda kaldı, buraya göç edenlerin bunlardan ne kadar haberleri var hiç bilmiyorum. Buraya Anadolu’dan göç edip yerleşmiş, burada yaşayan insanlar kendilerini nedense pek İstanbullu hissetmiyorlar. Televizyonlarda yayınlanan yarışmalarda çok rastlıyoruz, yarışmacı kendisini tanıtıyor,

’İsmim yaşım şu, müzikle uğraşıyorum. İstanbul’da yaşıyorum, yarışmaya oradan katılıyorum ama aslen Sivaslıyım.’ Seyirciden nedense büyük bir alkış kopuyor, sanki hepsi de Sivas’tan gelmişler. Jüri üyelerinden birisi ömrünü yurt dışında geçiriyor olmasına rağmen seviniyor, çünkü ailesi Sivas’tan çok seneler önce yurt dışına gitmiş.

Merak ediyorum, yaşadığın yeri arka plana alıp göç edip geldiğin yeri vurgulamak o kişiye verilecek oylar dışında ne kazandırıyor?

Bir yerin yerlisi ve hemşerisi olmak için orada en az kaç yıl yaşamak gerekiyor?

Hemşerilik insanların mutluluğuna mutluluk mu katıyor?

İstanbul, Çengelköy’den Arnavutköy ve Bebek

Annemin ailesi II dünya savaşı başlarında İstanbul’a gelip Büyükdere’ye yerleşmişler. Kendi adıma elli bir senedir İstanbul’da yaşıyorum, aile köklerim de Rumeli’ye dayanıyor ama bunu hep gururla vurgulamam mı gerekiyor?

Ben şimdi İstanbullu olmayı kendime yakıştıramıyor muyum?

Valla ben hayatım boyunca üç beş defa gidip geldiğim bir yeri memleketim olarak benimsemem. Karnımın doyduğu yer İstanbul, ben buralıyım. Sahi sizleri bilmiyorum, nerelisiniz?

Kaynak: A.Ragıp Akyavaş,’Asitane I’, T. Diyanet Vakfı Yayınları. Tarih ve kültür dizisi, Ankara,2000

One comment

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s