İlk Günler

2007 yılında karımın teşvikiyle hikâye ve denemeler yazmaya başlayınca, doğal olarak bunları başkalarıyla paylaşmak ve kişilerin tepkilerini de öğrenmek istedim. İnsanın yakınları, heves kırma korkusuyla maalesef objektif olmakta zorlanabiliyorlar. Önlerine çıkarılan çalışmaları, çoğu zaman başarılı olarak değerlendirebiliyorlar. Bu durumda çalışma yapan kişinin, tarafsız gözlerin değerlemelerine ihtiyacı oluyor.

Resim Hüseyin Demirtaş

Görsel:Hüseyin Demirtaş

Ortada bitirilmiş sanki yazılmış çok fazla hikâyem varmış gibi ben de yazılarımı insanlara nasıl gösteririm diye internette araştırma yapmaya başladım. Karşıma çıkan edebiyat sitelerinde gezinirken hikâyeler.net isimli bir siteye rastladım. İçine girip incelediğimde sitede herhangi bir bedel ödemeden kişilerin yazılarını yayınlatma şansı olduğunu gördüm.

Nasıl bir cesaret bulduysam ben de bu edebiyat sitesine üye oldum ve okunmaya değer gördüğüm bir yazımı da orada okuyucularla ve diğer üyelerle paylaştım. Yazıyı okuyan olup olmadığını görmek için her fırsatta siteye girip merakla kontrol ediyorum. İki gün sonra yayınladığım çalışmayı  okuyan kişi sayısı üçe ulaşmıştı.

Bu arada şansımı arttırmak için ikinci bir yazıyı da orada okuyucularla paylaştım. Ertesi gün okuyan kişi sayısı onu bulmuş, üstelik sitedeki birkaç üyeden de kalem arkadaşlığı teklifi gelmişti. Hiç düşünmeden hemen kabul ettim ve ben de onların yayınladığı çalışmaları okumaya başladım.

Birkaç gün sonra ikinci yazıma yapılan bir yorum çok hoşuma gitti. Yorum, ‘Kaybolan anılar’ isimli deneme yazıma yazar üyelerden biri tarafından yapılmıştı. O yorumu önemsediğim için bir dosyaya kopyaladım, şu şekildeydi.

“Sanırım anıları avuçlarımızda böyle yazarak tutacağız. Zira söz uçar, yazı kalırmış. Tüm yazılarınızı keyifle okudum. Bu sayfalarda sohbet havası içinde, hiçbir edebi kaygı hissettirmeden yazan, dili ustaca kullanan az sayıda yazardan birisiniz. Bence anıları bu şekilde kaleme almak bütün teknolojik imkânların sunduğu görsel şovdan çok daha güzel ve anlamlı! Yürekten tebrik ediyorum.”

Gözlerime inanamadım, böyle olumlu bir eleştiri ile karşılaşmayı hiç beklemiyordum. 1986 yılından beri ekonomi, finans ve bankacılık dergilerinde makale yazarım ama bir Allahın kulunun ortaya çıkıp, eline sağlık dediğini hiç duymamıştım. Birkaç aydır hikâye ve deneme yazan biri için bu çok büyük bir iltifattı ve sevinçten resmen havalara uçtum. Bunları karımla paylaştığımda o da çok mutlu oldu.

Yapılacak şey belliydi, ben de tekrar defterimi açtım ve yazmaya başladım. Geldiğim noktada elimdekilere bakıyorum da oldukça fazla şey biriktirmişim. Keyifle, bıkmadan yazmaya devam.

Reklamlar

4 comments

  1. Elinize ve emeğinize sağlık Gürcan Bey. İçten ve samimi bir anlatımınız var. Ayrıca iş tecrübesine sahip ve makale yazabilecek kadar da işinize vakıf olmanız sizi takip etmem için iyi bir sebep. Sevincinizi de eşinizle paylaşmanız çok daha harika. Hayatta size ve eşinize mutluluklar diliyorum.

    Liked by 2 people

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s