İlk yazıdan yüze

Yazmaya başlayınca bu işin bir sınırı yokmuş, bunu ben de öğrendim. Çevreyi, orada yaşanan olayları ve insanları gözlemlemek, onlarla ilgili bir şeyler yazmak zaman içinde bir yaşam felsefesi haline geliyormuş. Bunu şimdi daha iyi anlıyorum ve çok da seviniyorum. Yazı yazmak, kelimeleri bir araya getirmek kolay değil biliyorum, kıyısından da olsa böyle bir yeteneğim olduğu için mutluyum. Beni yazmak için teşvik eden karıma her zaman müteşekkirim, o içimdeki cevheri benden önce görmüş.

26 Temmuz 2016’dan beri yüzüncü yazımı yazdığım bu blog için bana fikir veren aslında seyrettiğim bir filmdi, yazılarımı kendimce yayınlamak fikri çok cazipti. İsmini koyma konusunda hiç zorlanmadım, “Dünya işlerim” ismini hemen benimsedim. Bu deyim benim çok sık kullandığım bir şeydir.

“Ne haber ne yapıyorsun?” diye soranlara çoğunlukla şöyle cevap veriyorum,

“Dünya işleri!”

Yaşadığım bu dünyada başka ne olabilir ki?

Ben kendi dünya işlerimin içindeyim, onlarla hayat buluyorum, zamanımı sadece onlar dolduruyor. Her gün yeni bir şey öğreniyorum, insanların gerçek yüzlerini görüp onları tanıyorum. Onlara hak ettiklerini vermeyi ihmal etmiyorum.

kutlama

Nice iyi, güzel ve doğru yazılara deyip yazılara devam ediyorum.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s