Sabahat Öğretmen

İnönü ilkokuluYaşımız ne olursa olsun hayatımızda önemli bir yer edinmiş öğretmenlerimizi asla unutmayız. Bu asla bir minnet borcu değildir, beynimiz o kişileri en önemli yere getirip kendiliğinden oturtmuştur. Biz ne yaparsak yapalım onun ismini ve soy ismini kesinlikle unutmayız.

Sizlere kendi öğretmenimden söz etmek istiyorum, ismi Sabahat Özsabırlılar.

İlkokul birinci sınıfı Iğdır’ın Suveren köy ilkokulunda okumuştum. İki dershaneli bu okulda biri yedek subay olan iki öğretmen bulunurdu. İlk iki sınıfla normal öğretmen, diğer üç sınıfla ise asker öğretmen ilgilenirdi. Burada birinci sınıfı pekiyi ile geçmişim.

Asker olan peder beyin tayini Edirne’ye çıkınca, oradan kalkıp yurdun bir diğer ucuna gelmişiz. Edirne’de beni İnönü ilkokuluna yazdırmışlar. Okulun ikinci günü öğretmen bizimkileri okula çağırmış. Okuma yazma bilmediğimi, beni birinci sınıfa almaları gerektiğini belirtmiş. Bizimkiler sene kaybedeceğim için çok üzülmüşler ve bu konuya kendilerince bir çözüm bulmak istemişler.

İşte Sabahat öğretmenimin gönlü benim sene kaybetmeme dayanamamış.

“Peki, siz evde ben de öğlenleri okulda  ilgileneyim. On beş gün sonunda durumu tekrar değerlendiririz,” deyince bizimkiler çok sevinmişler.

O geçen sürede beklenen gelişmeyi sağlayıp normal ikinci sınıfta devam etmişim. Sabahat Hanım, sert görünümlü, iri ve toplu bir kadındı. Dışarıdan bakıldığında, insan farkında olmadan ondan ürkerdi. İşini büyük bir ciddiyetle yapar, şımarıklığa asla prim vermezdi. Ben onun ne kadar sabırlı ve sevecen biri olduğunu o on beş gün içinde öğrendim. O bir gün bile aksatmadan her öğlen benimle ilgilendi, dinlenmek yerine bütün zamanını bana ayırdı. Hiçbir mecburiyeti yoktu ama o beni kazanmak istiyordu.

Ben de dışarıdan soğuk biriyimdir, belki de bu karakterimi farkında bile olmadan Sabahat öğretmenimden almışımdır. Öğretmenim ben dördüncü sınıftayken emekli oldu, Edirne’yi terk etmeyip orada yaşamaya başladı.

edirne sabahat

O benim gözümde hiçbir zaman emekli olmamıştı, o her zaman benim öğretmenimdi. Ben babamın tekrar tayini çıkana kadar üç sene daha her hafta hiç çekinmeden onun kapısını çaldım. Onunla oturup fazla konuşmadan zaman geçirdim, öğrenmek istediklerimi hiç yüksünmeden bana öğretti.

Geçen bunca zamanda onu hiç unutmadım, büyük ihtimalle vefat etmiştir ama yine bir yerde onunla karşılaşmayı dört gözle bekliyorum.

Bütün öğretmenlerin bu mübarek gününü en içten dileklerimle kutluyorum.

 

One comment

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s